Otomasyon

Yapay zeka nedir, nasıl çalışır?

Yapay zekanın sıradan bir yazılımdan farkı nedir? Akıllı robotlar nasıl çalışıyor ve süper zeka insan zekasını nasıl aşıyor? Geçen yazıda insan bilincinin nasıl çalıştığını gördük. Şimdi de yapay zekanın insan beynini nasıl taklit ettiğine ve kendi başına nasıl öğrendiğine bakalım.

Yapay zekayı düşünmenin en iyi yolu yapabildiklerini insanların beceri ve yetileriyle karşılaştırmaktır. Sonuçta insanlar bildiğimiz en zeki canlılar ve yapay zeka da insan zekasını taklit ediyor. Aslında yapay zekayı sıradan bir yazılımdan ayırt etmenin en iyi yolu da bu: İnsan zekasını taklit eden yazılımlara yapay zeka diyoruz.

Ancak, sırayla gidecek olursak yapay zekanın (YZ) bilgisayar bilimleri içinde yer alan geniş bir araştırma alanı olduğunu belirtelim. YZ’nin amacı, insanlardan bağımsız olarak çalışan zeki sistemler yaratmaktır.

Ülkemizde yapay zeka

Bir bilgisayar yazılımı, veya otomasyon sektöründeki bir PLC yazılımı yapay zeka değildir. Yapay zeka olabilmesi için yazılımın kendini bir çocuk beyni gibi geliştirerek yeni yazılımlar türetmesidir. Günümüzde; özellikle ülkemizde yapay zeka bir satış taktiği olarak kullanılmaktadır. Çoğu firma sunduğu yazılımı yapay zekayla özdeşleştirmektedir. Oysa bu tamamen yanlıştır. Örnek verecek olursak bin satırlık bir programın kapasitesi ve yapacakları bu satırlar içerisinde bulunan komutlar ve fonksiyonlarla sınırlıdır. Oysa bin satırlık bir program kendi komutlarını geliştirip kendi kendine büyüyebiliyor, öğrenebiliyor ve basit olarak ifade edersek, öğrenerek kendi kendine satır sayısını artırabiliyor ve işlevselliği kendi kendine gelişiyorsa bu yapay zeka yazılımıdır. Programın bir durumu tahmin ederek belirli fonksiyonları ve matematik programlarını kullanarak alternatif sonuçlar çıkartmasıda yapay zeka değildir, bunların hepsi komutlarla ve matematik formülleriyle çalışan programlardır. 

YAZILIMLAR VE YAPAY ZEKA

Şimdilik bunu yazılımlarla yapıyoruz. Ancak, gelecekte tıpkı insan beyninde olduğu gibi, doğrudan donanımla çalışan bir altyapıyla da başarabiliriz. Nitekim Ex Machina filmindeki androit AVA’nıın yazılımı yoktu. Bunun yerine, insan beynine benzeyen ve yarı organik malzemelerden üretilen “ıslak donanımı” vardı.

YAPAY ZEKA NEYİ TAKLİT EDİYOR?

Örneğin insanlar dil yardımıyla iletişim kuruyor ki YZ’de bunun karşılığı konuşma tanımasıdır. Ayrıca yapay zeka bunu genellikle istatistiksel olarak yaptığı için konuşma tanımasına da istatistiksel öğrenme diyoruz. Buna ek olarak insanlar belirli bir dilde yazıp okuyabiliyor. Bunu taklit etmek de NLP alanına giriyor, yani doğal dil işlemeye.

Tabii insanlar sadece bilişsel yetilerle sınırlı değiller. Örneğin dünyayı gözleriyle görüyor ve gördüklerini beyinde işleyerek anlamlandırıyorlar. Bu da bilgisayar görüşü alanına giriyor. Bilgisayarlar görsel veriyi simgesel olarak işlemek için bilgisayar görüşü kullanıyor. Ancak, son yıllarda bunu yapmak için derin öğrenme tekniği geliştirildi ama buna daha sonra geleceğim.

ORTAM VE NESNE TANIMA

İnsanlar içinde bulundukları ortamı gözleriyle görerek dünyayı zihinlerinde canlandırabiliyorlar. Shakespeare’in tüm dünya bir sahnedir sözü biraz da buradan geliyor olabilir. Bu alana doğrudan yapay zeka ile alakalı olmamakla birlikte görüntü işleme diyoruz.

Nihayetinde bilgisayar görüşü için görüntü işleme şart ve Facebook ile Amazon gibi başlıca e-ticaret siteleri bu tekniğin çok gelişmiş bir versiyonunu kullanıyor: Nesne tanıma.

Nesne tanıma özelliği sayesinde bir fotoğraftaki grubun anne, baba, çocuk ve kediden oluşan bir aile olduğunu anlayabiliyor; hangisinin kadın ve hangisinin erkek olduğunu fark ediyorlar. Boyunu ölçüyor, beden ölçülerini alıyor ve ne renk giydiklerini fark ediyorlar.

Ne giydiklerini anlayabildikleri gibi arkadaki ormanlık alanı da ayırt edebiliyorlar. Kısacası bilgisayar görüşü ve görüntü işleme, müşterilerin hangi ürünleri inceleyerek satın aldığını anlamakta da kullanılıyor. Bunun için kullanılan makine öğrenimi tekniklerine sonra geleceğiz.

DÜNYAYI ALGILAMAK

İnsanlar içinde bulundukları ortamı anlamak kadar bu ortamda rahatça, örneğin genellikle tökezlemeden veya sağa sola çarpmadan hareket edebiliyor. İlk bakışta aklımıza gelmese bile işte bu yeti robotik, yani robotbilim alanına giriyor.

Robotlar, insan hareketlerini taklit eden makinelerdir ve bunun için robotların zeki olmasına da gerek yok. Boston Dynamics’in Spot Mini robot köpeği veya Atlas robot atletini saymazsanız, otomotiv üretim hatlarında kullanılan robot kollar pek de zeki değildir.

DESEN TANIMA

İnsanlar aynı zamanda birbirine benzeyen nesneleri tanıyıp sınıflandırabiliyorlar. Örneğin, elmaları armutlar ve kırmızı topları mavi toplardan ayırt edebiliyor; hatta bu sayede harfleri sözcükleri, sözleri, anlamları anlayabiliyorlar. Filozof Platon’un yaklaşık 2500 yıl önce dediği gibi “benzer benzeri bilir” ve YZ’de buna desen tanıma diyoruz.

SÜPER ZEKA

Makineler desen tanımada insanlardan çok daha iyiler; çünkü 1) Daha çok veriyi daha kısa sürede toplayabiliyorlar. 2) Topladıkları veriyi çok boyutlu bir sanal matematik uzayında işleyebiliyorlar; yani bir konuya insanlardan çok daha farklı açılardan bakabiliyorlar.

Biz de insandan zeki yapay zeka (süperzeka) geliştirmeye en çok bu alanda yakınız: Riziko bilgi yarışması şampiyonu IBM Watson ve Google’ın dünya ile olimpiyat go şampiyonlarını yenen Alfa Go yazılımı derin öğrenme ile desen tanıma tekniği kullanıyor.

Dahası İnsan Bilinci Maddenin Fiziksel Bir Hali mi yazısında anlattığım gibi, insan bilincini türedi kavram olarak gören Ray Kurzweil ile modern nörologlar da insan beyninin, nöronlardan oluşan doğal desen tanıma birimleri kullandığını söylüyor.

MAKİNE ÖĞRENİMİ

Veriyi bu şekilde çok boyutlu olarak analiz eden ve insanlar yardımıyla ya da kendi başına öğrenen yapay zeka yazılımlarının yaptığı işe makine öğrenimi diyoruz. Şimdi hazır konu gelmişken biraz da insan beyninden söz edelim:

bilişim teknolojilerielektrikelektronikotomasyonplcscadasiemensverimlilikyazılım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir